Yangının ardından – Dayanışma

Ülkemizde peşi sıra gerçekleşen orman yangınları bir yandan gittikçe azalmakta olan yeşil alanları ve ağaçları yok etmekte diğer yandan da yeşil alanlarda yaşayan canlıların hayatına son vermekte.

Yaşanan orman yangınları diğer yandan da devletin ve yetkililerin acizliğini, öngörüsüzlüğünü ve potansiyelsizliğini de gözler önüne sermekte.

Dayanışma olarak yaşanan yangınlarla ilgili olarak kaygı duyduğumuz noktaları sizlerle paylaşmak istiyoruz:

  • KKTC’nin ve onu yönetenlerin, gelmiş geçmiş hükümetlerin ve siyasi odaların yangın gibi olaylar karşısında kurumsallaştırılmış tedbir, yangın helikopteri gibi teçhizat, yangınları önlemeye dair önleyici düzenlemeleri yerine getirmediği net ve açıktır. Dolayısıyla buradaki mesele sadece hükümetlerin acizliği veya işlenen felaketlere ortak olması değil aynı zamanda KKTC denen mekanizmanın da karakteriyle ilgilidir.

 

  • Yangın süresince yangını söndürme faaliyetlerine katılan arkadaşlarımızın gözlemlediği itfaiye çalışanlarının fedakâr ve azimli çabalarına rağmen, çalışanların üzerinde gerekli güvenlik ve sağlık önlemlerinin olmaması idi. Bu aynı zamanda koordinasyonsuz bir şekilde yangın yerine giden yurttaşlar için de geçerli idi. Dolayısıyla yetkililerin tüm basiretsizliklerine rağmen itfaiye çalışanlarının görevlerini yaparken, yurttaşların ise gönüllü destek verirken duman zehirlemesi veya yanma gibi olayların yaşanmamış olması sevindiricidir. Tüm bu yaşananlardan itfaiye çalışanlarının işçi sağlığı ve güvenliği noktasında var olan açığın kapaması, yurttaşların bu gibi olaylara katılımında ise koordineli ve tedbirli olunması gerekmektedir.

 

  • Orman Dairesi’nden şu ana kadar tatmin edici bir açıklama veya adım gelmemiştir. Dayanışma olarak Orman Dairesi’nin bölge için yeni bir ağaçlandırma planı hazırlamasını, yurttaşların ve kitle örgütlerinin de katılımıyla yanan bölgelerin rehabilitasyonunun ardından etkin ve kapsamlı bir ağaçlandırma seferberliği düzenlenmesini talep ediyoruz. Dayanışma olarak bu süreçte aktif rol oynamaya hazırız.

 

  • Orman yangınlarının çıkmasına ve erken yayılmasına olanak taşıyan bir coğrafyada yaşadığımız gerçeği ile sahip olduğumuz iklim koşulları belli iken yetkililerin her yıl başka başka noktalardan canımızı acıtarak, gözlerimiz önünde meydana gelen yangınlara ilişkin önlem alamayıp, sebep ve sonuçlara yönelik çalışmaları yapmaması ve hazırlıksız olması kabul edilemez. Yangınların sadece yüzde birinin doğal sebeplerden kaynaklandığı gerçeğinden hareketle her türlü yangın kaynağına yönelik önleyici tedbirlerin alınmaması, sonrası için etkilerinin yok edilmesi ile yeni ormanlaştırma çalışmalarının yapılmaması KKTC önceliği arasında doğa yaşamının, canlı yaşamına yaptığı katkının ve bir toplumun geleceğinin olmadığı açıkça ortadadır

 

  • İklim değişikliği artık tartışmasız bir hakikat halini almıştır. Küresel iklim değişikliğinin etkileri ise bariz bir şekilde bulunduğumuz coğrafyada da hissedilmekte, aşırı sayılabilecek olaylar gittikçe olağanlaşmakta ve sıklaşmaktadır. İklim değişikliği gerçeğini göz önünde bulundurarak politikalar ve stratejiler, eylem planları tasarlayıp hayata geçirmek geleceğimiz için kaçınılmazdır.

 

  • Kalkanlı bölgesinin gerek üniversitelere gerekse de turizm olarak gelişmekte olan bir bölge haline geldiği gözlemlenmekte. Hükümetin kafasında yanan bölgelerin imara açıp betonlaşma başlatılacağına dair bir düşünce varsa bunun takipçisi olacağımızı bildiririz. Yapılması gereken hem şimdinin, hem de geleceğin güvenliği için net bir şekilde kapsamlı bir ağaçlandırma planının hayata geçmesidir.

Dayanışma