SINIRLAR YERYÜZÜNÜN YARALARIDIR!

Yıllardır ülkemizde zulümden kaçan insanların sığınabilmesi ve burada hayatlarını sürdüren mültecilerin haklarını koruma altına alabilmek için çeşitli talepler yükselmiş olsa da, ne geçmiş hükümetler ne de şimdiki iktidar bunu sağlamaya yönelik bir adım atmadı. Kıbrıs’ın kuzeyinde mülteciler her gün zulüm gördükleri ülkeye geri gönderilme veya hapse girme riski ile karşı karşıya bırakılıyorlar. Ülkelerinden zorluklar ile sağ salim çıkmış ve buraya gelebilmeyi başarmış olan mülteciler, ülkeye “yasadışı” yollardan girdikleri gerekçesi ile mahkemeye çıkarılıyor ve hapis cezasına çarptırılıyorlar. Ayrıca Ercan Havalimanı üzerinden giriş yapmaya çalışanlar da polis tarafından zaman zaman günlerce havalimanında gözetim altında geldikleri ülkeye geri gönderilmek üzere tutuluyorlar.

Akdeniz’de yer alan bir ada olarak yanı başımızda son yılların en vahim savaşı sürerken ve İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana yaşanan en büyük mülteci krizinin içerisinde yer almamıza rağmen yetkililer bu konuda senelerdir adım atmıyor. Uluslararası Göç Örgütü’nün son verilerine göre 2017’nin başından bu yana Akdeniz’de bin 828, 2014 yılından bu yana ise toplamda 14 bine yakın mülteci hayatını kaybetti. Bütün bunlara rağmen ülkemize gelmeyi başarabilmiş mültecileri tekrardan zulüm riski ile karşı karşıya bırakmak uluslararası hukukun temel prensiplerini çiğnemek anlamına gelmekte, bunun yanında da insani değerlerimizin ne kadar aşağı çekildiğini göstermektedir.

En yakın zamanda Kıbrıs’ın kuzeyinde sığınmayı sağlayacak yasal düzenlemeler hayata geçirilmeli, mültecilere yönelik hali hazırda devam eden cezalandırıcı ve geri gönderme riski barındıran uygulamalardan vazgeçilmelidir.