POLİS BU YETKİYİ KİMDEN ALIYOR? – DAYANIŞMA

POLİS BU YETKİYİ KİMDEN ALIYOR? – DAYANIŞMA

Cuma akşamı düzenlenen ‘Anti-militarist Barış Harekatı’ etkinliği sırasında iki rumca konuşan dostumuzun tutuklanarak Lefkoşa Polis Müdürlüğü’ne götürülmeleri kabul edilemezdir. Polisin keyfi tutuklama kararına gerekçe gösterilen askeri bölgenin fotoğrafının çekildiği iddiası yapay ve provokatif bir iddiaydı ve böyle olduğu da kısa bir süre sonra ortaya çıktı.
Polisin gerek etkinliğin düzenlendiği alanda gerekse de gözaltılar sonrasında Lefkoşa polis müdürlüğünde aktivistlere yönelik ‘bilgi vermek zorunda değiliz’ tavrı adanın kuzeyindeki korsanlığın hangi boyutlarda olduğunu göstermesi bakımından önemlidir.
Bu tavır etkinliğinin ardından orada bulunan aktivistlere yine orada bulunan polis memuru Zihni Şago tarafından gönderilen özel mesajlarla hakaret, küfür ve tehdit boyutuna varmıştır.
Bu durum karşısında tepki göstermemek elde değildir. Polisin bu tür davranışlar içerisine girmesi ve buna sessiz kalınması, sadece eylemlere katılan bireylerin değil tüm toplumun önemli bir sorunudur. Birey ve kişilerin kendi yetkilerini aşması sonucu neler olabileceğinin örnekleri yakın coğrafyalarda açık ve seçik olarak ortadadır.
Tüm diktatörlükler, polis devletleri ve faşist yapılar polis ve ordunun görev ve yetkilerini aşmasıyla birlikte gelişmiş ve güçlenmiştir. Bu yüzden de polisin özel olarak insanlara mesaj atıp onlara küfürler ve tehditler yağdırmasına, genel olarak ise polisin denetlenebilmesi ve yargılanabilmesi adına artık ses vermemiz gerekmektedir. Eğer faşistlerin hayatlarımıza hakim olmasını, polis devleti tarafından yönetilmeyi kabul etmiyorsak bu yaşananları görünür kılmalı ve dur demeliyiz.
Ve sormalıyız: Polis memurlarına aktivistleri uydurma gerekçelerle keyfi tutuklama veya onlara özel mesaj atarak hakaret, küfür ve tehdit etme hakkını kim vermiştir? Görev ve sorumluklarını aşan bu gibi polis memurlarını kim sorgulayacak ve denetleyecektir?