Girne Yurttaşlarına Çağrımızdır

Girne Yurttaşlarına Çağrımızdır

Uzun bir süredir Girne kenti, konut ve kitle turizmi gibi sermaye odaklı sektörlerin doğaya zarar veren, kamusal alanları işgal eden, tarihsel yapıyı tahrip eden, ulaşımın içinden çıkılmaz bir hal aldığı çarpık bir “gelişme” içerisindedir.

Sermayenin bu saldırısına karşın Girne bölgesindeki yurttaşların başını çektiği toplumsal muhalefet, daha yaşanır bir kente sahip olmak için geçici çözümler getiren emirname gibi uygulamaların yerine Girne kenti için İmar Planı hazırlanarak uygulanması yönünde kararlı bir tutum sergilemiştir. Bu toplumsal istenç karşısında yasal yükümlülüklerini hatırlayan merkezi idarenin hazırladığı “Girne-Çatalköy İmar Planı Taslağı” 26 Temmuz 2017 tarihinde yurttaşların bilgisine sunulmuştur. Yasal mevzuat gereği plan taslağı ile ilgili sunum tarihinden itibaren 42 gün içerisinde Şehir Planlama Dairesi tarafından görüşler kabul edilecektir.

Bu noktada plan taslağının Girne bölgesinde yaşayan ve kenti üreten yurttaşların ve sivil toplumun görüş ve önerilerinin ışığında şekillenmesinin önemli ve zaruri olduğunu düşünmekteyiz. Dolayısıyla kent yurttaşlarının bu anlamda “Kent Hakkını” kullanması, kent hakkının içselleştirilmesi için önemli bir adım olacaktır. Ne tür bir kent istediğimiz sorusu ne tür toplumsal bağlar, doğa ile ilişki, yaşam biçimleri, teknolojiler ve insani değerleri arzuladığımız sorusundan ayrılamaz. Kent hakkı kent kaynaklarına ulaşmanın getirdiği bireysel özgürlüklerden çok öte bir şeydir: Kenti değiştirerek kendimizi değiştirme hakkıdır. Bu bağlamda nasıl bir Girne’de yaşamak konusunda fikri olan herkesin sürece dahil olması gerektiğini düşünüyoruz.

Çağrımızın diğer önemli konusu ise plan taslağının açıklanması ile yasallaşması arasındaki süreçte, ve bu sürece bağlı olarak mevcut emirname kapsamında plansız yapılaşmanın tetiklenmesinin ve meydana gelecek olan haksız rantın önüne geçilmesi için plan taslağı yasallaşana kadar planlama onay süreçlerini imar planı ile uyumlulaştıran önlemler talep etmekteyiz. Bu anomalinin önüne geçmek için ilgili idari makamlar olan Turizm ve Çevre Bakanlığı ile Şehir Planlama Dairesini plan taslağı yasallaşana kadar planlama onay sürecinde oluşacak düzensizlikleri ve adaletsiz kentleşmeyi engellemek üzere bir emirname yayınlamalıdır. Emirnameler planlama aracı olarak değil planlama sürecini kurtarmak için gerekli durumlarda kullanılmalıdır. Bu süreç sonlanana kadar Girne kaybedilmemelidir.

Yukarıda belirttiğimiz gibi;

  • Girne bölgesindeki tüm sivil toplumu, kent hakkını kullanarak plan taslağı hakkında görüş belirterek planı şekillendirmeye,
  • Turizm ve Çevre Bakanlığı ile Şehir Planlama Dairesini ise planlama onaylarını geçici olarak düzenlemek üzere bir emirname yayınlamaya çağırıyoruz.

 

 

DAYANIŞMA KENT ATÖLYESİ