Dayanışma Kentleşme Atölyesi oluşturuldu

Dayanışma Kentleşme Atölyesi oluşturuldu

Dayanışma Kentleşme Atölyesi

 

Kentleşme 21.Yüzyıl toplumlarının önde gelen örgütlenme biçimlerinden biridir. Toplumların ve bireylerin yaşamlarını önemli ölçüde tayin eden bu örgütlenme biçimi belli bir azınlığın yönetiminde sürdürülmektedir. Günümüz üretiminin büyük bölümünü barındıran kentleşme küçük bir azınlığın arzu dünyası çerçevesinde biçimlenmektedir. Sermaye ve devletlerin ortaklaşa koruduğu bu azınlıklar kentlerinin ötesinde başka bir gelecek veya başka bir yaşam kurgulamak da işte kentleşmenin çoğulcu bir biçimde üretilmesi ile mümkündür. Öyle ise Kıbrıslıların kolektif üretkenliğini alternatif kentleşme biçimleri, süreçleri, yasaları ve yöntemleri ile keşfetmesi olasıdır. Bu olasılığı mümkün kılmak üzere Kentleşme Atölyesi alternatif kentleşmenin olanaklarını araştıran bir dizi farklı strateji geliştirmeyi amaçlar.

Atölyenin Temel Amaçları:

 

Kentleşme Atölyesi, kentleşme stratejilerini ve vizyonlarını yurttaşların tartışabileceği bir zemine taşıyarak devlet erki ve sermayenin güdümündeki araçlardan bağımsız bir kentleşme modeli oluşturmayı amaçlar. Farklı kültürel ve ekonomik sınıflardan oluşan yurttaşların geniş katılımına ve tartışmalara olanak verebilecek kent vizyonu çalışmaları, merkezi iktidar yapılarına bağlı imar planlarının izole süreçlerine bağlı kalınmadan; yurttaşlarının katılımı ile kent hakkının doğrudan pratiğini amaçlar.

 

Kentleşme Atölyesi, Kıbrıs kentlerinin sömürgeci bir anlayış ile kamplara, bölgelere ve işlevsel alanlara ayrışmasına karşı stratejiler geliştirmeyi hedefler. Kampların ayrıştıran diline karşı müştereklerin kentsel üretimini ön plana çıkararak kentleşmenin yıkıcı dinamiklerine karşı yurttaşların etkin koalisyonu ile temel bir mücadele alanı oluşturmayı amaçlar.

 

Kentleşme Atölyesi, konut üretiminin eşitlikçi temelde yürütülebilmesi için gayri menkul sektöründen bağımsız sosyal konut üretimine yönelik politikalar ve stratejiler geliştirmeyi amaçlar. Konut sektörü, finansal sermayenin borçlandırarak yöneten ve sınıfsal eşitsizliği küresel ölçekte tetikleyerek, özel sermayenin uzun vadeli çıkarlarını yönlendiren temel sektör konumundadır. Eşitlikçi ve adaletli kentleşme ancak adaletli konut politikaları ile mümkündür.

 

Kentleşme Atölyesi, açık kent stratejisi ile yürünebilir mesafeler içinde gelişen temel barınma, üretim ve tüketim ihtiyaçlarının karşılandığı ulaşım ihtiyacının en aza indiği kentlerin oluşumuna yönelik stratejiler, politikalar ve araçlar geliştirmeyi amaçlar. Habitat III toplantısında kabul edilen “Yeni Kentsel Gündem” metninde de belirtildiği gibi sağlık, eğitim, spor, müşterek rekreasyon alanları, kreş ve kütüphane gibi unsurların yürünebilir mesafeler içinde temin edilebileceği kent formları oluşumu hedeflenmelidir. Ayrıca yürüme mesafesi dışında kalan merkezi sağlık, eğitim ve yönetim birimleri toplu taşıma ağları ile birbirine bağlanmalıdır.

Kentleşme Atölyesi, kentleşme kararlarının üretilmesinde tüm yurttaşların katılımına açık kent forumları etrafında oluşacak örgütlenmeleri kurgulamak için çalışır. Kent forumları, yurttaşların kişisel çıkarları üzerinde çözüm arayışlarına girmeleri yerine, ortak konularda kent yaşamına dair fikir üretebilecek tartışmalara katılabilmelerine imkan sunabilmelidir. Tartışmaların odağındaki ihtilaflar ve karşıtlıklar, çatışma yerine yaratıcı imkanları açacak şekilde düzenlenmelidir.

 

 

Atölyenin Ana Konuları:

 

Demokratik yaşam koşullarının oluşmasının yurttaşlık müessesesinin etkinlik kazanması ile mümkün olabileceğini düşünüyoruz. Yurttaşlık ise kent yaşamı içinde ve kentin müşterek günlük yaşamına dahil olarak etkinlik kazanacaktır. Etnik, dini, siyasi ve ekonomik zümrelere dahil olarak kitleselliğin güvencesi altında yaşamlarını sürdürmeye çalışan Kıbrıslılar nadiren gerçek politik öznelere dönüşebilmişlerdir. Kentleşme Atölyesi “açık kentler” kurgusu ile yurttaşların demokratik süreçlere etkin katılımını sağlayabilecek politik ve yapısal stratejiler geliştirmeye yönelik konularda çalışır.

 

Sınıfsal ve Milliyetçi Ayrışmaya Karşı Kentleşme

Kıbrıs, sınıfsal ayrışmaların etnik ve milliyetçi ayrışmalar ile derinleştiği ve bölgesel olarak da kentler içinde ifade bulduğu çok katmanlı bir coğrafyadır. Müşterek bir tarih oluşamadığı gibi müşterek bir coğrafyanın da oluşması engellenmiştir. Parçalanmış, ayrışmış ve bölünmüş kentler Kıbrıs’ın müşterek bir yaşam alanı olması önünde önemli bir engeldir. Bunun yanında geleceğe dair müşterek kurguların, planların haritaların çok azında sınıfsal ayrışmalar tartışılmaktadır. Kentleşme içinde daha da görünür olan ayrışmalara karşı nasıl mücadele edilmelidir?

 

Kıbrıslı kentler özelleşmiş, güvenlikçi, dini ve milliyetçi sınırlar ile normalize edilmiş kamplara bölünmüş durumdadır. Kamplara ayrılmış kentlere karşı temelde üç ana kentleşme stratejisi önerilebilir: Kentleşmenin müşterekleştirilmesi, askersizleştirilmesi ve sekülerleştirilmesi.

 

Barış İçin Kentleşme

Barışı toplumsal olarak inşa ederken bu süreç yapısal ve mekânsal olarak desteklenebilir mi?

Barış, ihtilafların ortadan kalması mıdır yoksa ihtilaf içindeki farklı görüş ve düşüncede olan kişilerin birlikte üretime dayalı bir yaşamın koşullarını oluşturabilmesi midir? Etnik ve milliyetçi kampların ötesine geçebilen kentleşmenin politik dokusu içindeki üretken ihtilaflar, çatışmaları dönüştürme ve müşterek yaşamın koşullarını oluşturma gücüne sahiptirler. Farkların olumlandığı bir barış, müşterekçi kentleşme süreçleri ile desteklenebilir.

 

Konut Politikaları

1980 sonrası küreselleşen piyasa kendini gayri menkul üzerinden örgütlerken konut hakkı giderek konuta erişim için çalışma ve maaş hakkına evirilmişti. Borçlandırma yöntemi ile konuta erişim zaman içinde finans kapitalin en önemli yönetim aracına dönüştü. Gayri menkul piyasasının bankalar ile işbirliği içinde borçlandırma çıtasını giderek yüksek seviyelere çekmesi ve (yapay krizler yaratarak) konut piyasasındaki karlılığı artırması ile konuta erişim imkanları küresel ölçekte giderek azalmış durumdadır. Kıbrıs’ın kuzeyinde Konut Edindirme Yasası 2007 yılında değiştirilmiş ve devletin konut edindirme yükümlülüğü borçlandırma araçlarına erişim olarak yeniden düzenlenmişti.

 

Kaliteli konuta erişim hakkı konut üretiminin müşterekçi örgütlenmesi ve alternatif konut politikaları geliştirilmesi ile sağlanabilir.

 

Politik Ekoloji ve Kentleşme

Suya ve toprağa, bitkiye ve hayvana ses ve söz uzuvları kazandıran politik örgütlenme içindeki yurttaşlık ve kentlilik liberal kentleşme modellerine karşı farklı bir politik kurgu sunabilir. Salt kendi çıkar dünyasında hapsolmuş, geleceği alternatifsiz kılan ve bu geleceği türlerin çeşitliliğinden arındırılmış olarak kuran neoliberal kentleşme, küresel sermayenin sınırsız büyüme düsturu içinde türlerin yaşam alanlarını bir müzakere unsuru dahi saymaz. Türlerin yaşam alanlarına politik sahnede ses vermek ve türleri görünür kılmak üzere farklı kentleşme pratikleri oluşturulabilir.

 

Yerelleşme, Katılımcılık ve Ortaklaşa Planlama

Kentleşme üzerine üretilecek, konut politikaları gibi, alternatiflerin günlük hayat içinde yer bulabilmesi için kentleşmenin üretim şekillerine yön veren yasalar, tüzükler ve yönetmelikler üzerine de alternatifler üretilmelidir. Bu yönetmeliklerin gelişmeye açık olacak şekilde toplumsal dönüşümlere imkan verecek esnekliklerde ancak müşterek bir tartışma zeminine de olanak verecek yapıda olması düşünülmelidir. Bu müşterek yapının temelinde de planlama kültürünün yaygınlaşması için yerelleşme, katılımcılık ve ortaklaşa yönetim gibi stratejiler oluşturulabilir.