Dayanışma: Asgari Ücret Adaleti de, Asgari Ücret de Aslanın Ağzında!

Dayanışma: Asgari Ücret Adaleti de, Asgari Ücret de Aslanın Ağzında!

Çalışma saatleri, iş güvenliği, sosyal güvenlik, sosyal haklar, belirlenen asgari ücretlerin verilip verilmediği gibi işçi çalışma koşulları karşısında gasp edilen işçi haklarına karşılık denetim yapamayan, işçiden yana taraf alıp, ağırlık koyamayan hükümet yetkilileri yoksullukla mücadele etmek yerine, bugün hala asgari ücreti belirleyemedi.

Neredeyse özel sektörün tümünde sendikasız çalışmak zorunda bırakılarak mücadele etme imkânı bulamayan, hatta sendikalı olmak isteyenin göz göre göre işten çıkarıldığı bu zamanlarda, eve ekmek götürmek istiyorsa işverenin belirlediği tüm kurallara uymak zorunda kalıp en yüksek verimlilikle çalışmak zorunda bırakılan işçiler bir kez daha fütursuzca göz ardı edilmektedir. Asgari ücreti belirlerken, sermaye yanlısı kararlara imza atan Hükümet edenler, yine en çok işçi kesimini etkileyecek olan zamları bir kalemde belirleyip, uygulamaya geçirmekte zaman kaybetmeseler de hali hazırda açlık sınırının altında olan asgari ücretin iyileştirilmesi için hiç acele etmemekte, sorumluluk hissetmemektedirler.

DPÖ’nün açıkladığı hayat pahalılığına göre milletvekillerinin maaşlarına yaklaşık olarak 1000 TL’lik bir artış gelmesi söz konusu iken, asgari ücretli hala yoksulluk sınırının altında geçimini sağlamaya çabalamaktadır. Birilerinin toplumu yönettiklerini iddia edenlerin cebine 1000 TL’lik artış girerken, asgari ücretliye hakkaniyetli bir artış yapılamadığı koşullarda o ülkede ne eşitlikten, ne adaletten ne de demokrasiden bahsedilebilir.

22/1975 sayılı Asgari Ücretler Yasası 4. Maddesinde; Asgari Ücretler Saptama Komisyonu’nun en az yılda bir kere olmak üzere asgari ücreti yeniden tespit etmesi zorunluluğundan bahsettikten sonra aynı yasanın 7. Maddesinde ise Asgari ücret yeniden saptanmadığı takdirde saptanan asgari ücretin uygulama süresinin ait olduğu yılın sonuna kadar olduğunu düzenlemektedir. Hal böyle olunca Temmuz 2016’da 104 TL’lik artış yaparak sosyal adaleti sağlayamayanlar yükümlülüğünü yerine getirmiş gibi görünüyor olsalar da bugün hala 2017’de uygulanacak Asgari ücreti belirlenememiştir.

Görüldüğü üzere tuzu kuru, Mercedeslerden aşağısı kurtarmayan, toplumun büyük çoğunluğunu oluşturan işçi kesiminin gelir-tüketim yaşam koşulları göz ardı eden, herkesin en az bir Mercedes’i olduğunu düşünen Hüseyin Özgürgün – Serdar Denktaş hükümeti işçileri sosyal risk ve yoksulluktan koruyamadıkları gibi kendi iktidar amaç ve hedefleri için hareket etmeye devam etmektedirler.

Her yıl olduğu gibi komisyonda yer alan ve maksatları bakımından birincil etkilenen 5 işçi reddetse de işveren ve devlet yetkililerinin kol kola girerek onaylaması sonucu uygulanacak açlık sınırları altında kalacak bir ücretin belirlenmesinin sosyal adalet ilkesine aykırı olacağı açıktır. Yoksulluğu azaltmak, insanca yaşam koşulları ve ekonomik eşitliği sağlamak hükümet edenlerin başlıca görevlerinden bir tanesidir. Tam da bu sebeple, ivedilikle Hükümeti görevinin başına, eşitlik ve adaletten yana karar almaya çağırırız.