Acıların bayramı var mıdır yoksa yok mudur?

Acıların bayramı var mıdır yoksa yok mudur?

20 Temmuz günü Cumhurbaşkanlığı resepsiyonunda gerçekleştirdiğimiz eylem esnasında yaşananlarla ilgili taleplerimizi kamuya açık bir mektup olarak Cumhurbaşkanlığına iletmiş bulunmaktayız. Bu mektuptaki taleplerimizden sadece pankartımız (kamuya açık bir şekilde değil) arkadaşlarımızın telefonla aranması ve bireysel ilişkilerin kullanılması sonucu bize iletilmiştir.
Eylem sonrasındaki tartışmaların eylemin şekline ve eylem esnasında yaşananlara yoğunlaşması bakımından eylemin içeriğini ve amacını kapsayan birkaç noktayı hatırlatma ihtiyacı içerisindeyiz.
Eylemimizin esas amacı acıların bayramı olmadığını dile getirmekti. 1960’tan tutun da 20 Temmuz 1974’ün kendisine kadar Kıbrıs adasındaki toplumlar acılar çekmiş, kayıplar vermiştir. Anlatmak istediğimiz, artık bu geçekle yüzleşmenin zamanının geldiği ve 20 Temmuz gibi bir savaşı resepsiyonlarla bayram olarak kutlamak yerine acıların günü olarak kabul etmeye başlamaktır.
Barışın bir masa etrafında pazarlık yapan liderliklerle bu ülkeye gelemeyeceği artık açıktır. Masada pazarlıkla ulaşılmaya çalışılan bütünlüklü çözüm arayışları bu adaya barışı getirmek yerine toplumları birbirine uzaklaştırmaktadır. Barış, gerçeklerle cesaretli bir şekilde yüzleşen, bu ülkeyi kafasında bölmeyen siyasi ve toplumsal iradeyle gelecektir.
Barış, bu ülkeyi bölen, gerçekleri çarptıran, geçmişle yüzleşmeyen statüko tarafından engellenmektedir. Bizim eylemimizle ilgili olan esas mesele Sn. Akıncı’nın ve ona yakın olan kişi ve kurumların bu iradenin neresinde yer aldığıdır. Sn. Akıncıya yakın olan kişilerin arkadaşlarımızı telefonla araması ve feodal ilişkiler aracılığı ile meseleyi eylemin şekline indirgemesi eylemimizin amacını tam olarak anlamadıklarını göstermektedir. Üzerine düşünülmesi gereken esas mesele eylemin şekli değildir. Düşünülmesi ve cevaplanması gereken sorular ortada durmaktadır: 20 temmuz bir savaş mıdır yoksa değil midir? 20 Temmuz Rum toplumda ölümlere ve kayıplara neden olmamış mıdır? Acıların bayramı var mıdır yoksa yok mudur? Yaptığımız eylemle ilgili olarak hem Sn. Cumhurbaşkanı’nın hem de ona yakın olan çevrelerin düşünüp kamuya açık bir şekilde cevaplanması gereken sorular bunlardır.
Dayanışma